BAHARIN RENKLERİYLE ŞENLENEN GÖLLER

Ülkemizin birbirinden eşsiz ve doğal güzellikleriyle sizlere nefes aldıracak göllerine doğru yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Hatıralarınızdan hiç silinmeyecek manzaralara sahip gölleri sizler için derledik.

Doğu’nun İncİsİ Van Gölü

 

Van Gölü,  3.713 km2’lik yüzölçümüyle Türkiye’nin en büyük gölü olmanın yanı sıra dünyanın da en büyük sodalı gölüdür. Bahar çiçeklerinin çevresini taç gibi sardığı gölü seyrederken turkuazın bütün tonlarını görebilirsiniz. Van Gölü ve çevresi günün her saatinde fotoğraf tutkunları için eşsiz manzaralar sunar.

 

Güne Van’ın meşhur kahvaltısıyla başlamayı ihmal etmeyin. Van’ın otlu peyniriyle, balıyla, kaymağıyla ve yöresel lezzetleriyle taçlandırılmış bir kahvaltı Van Gölü’nü keşfederken en büyük yardımcınız olacak.

 

Van Gölü’nde ziyaret edebileceğiniz yerlerin başında Akdamar Adası ve Kilisesi gelir. Şehir merkezine 50 km. uzaklıktaki Gevaş İskelesinden kalkan teknelerle 20 dakikalık keyifli bir yolculuktan sonra adaya ulaşabilirsiniz. Adanın güneydoğusuna kurulmuş olan Akdamar Kilisesi, Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından 915-921 yılları arasında Keşiş Manuel’e yaptırılmıştır. İncil ve Tevrat’tan sahnelerin tasvir edildiği kilise, görmeden geçemeyeceğiniz evrensel bir mirastır.

Vazgeçİlmez kaçış noktası Abant Gölü

 

Bolu’nun 34 km. güneybatısındaki Abant Gölü, her mevsim büyüleyici güzelliğiyle hem günübirlik geziler hem de konaklamalı ziyaretler için ideal bir destinasyondur. Abant Gölü ve çevresinin 1150 hektarlık bölümü, 1988 yılında tabiat parkı olarak koruma altına alınmıştır.

 

Gölün çevresini saran bitki örtüsünün zenginliği, yeşilin tüm tonları ve gökyüzünün maviliği sizi sarhoş edebilir. Gölün etrafını bisiklet kiralayarak veya faytona binerek dolaşabilirsiniz, ama doğanın içinde olmanın keyfini sonuna kadar çıkarmak için en iyisi yürüyüş yapmak. Yorulduğunuzda piknik yapabilir ya da kokusuna kayıtsız kalamayacağınız leziz sucuk ekmeklerin tadına bakabilirsiniz.

 

Evinize dönmeden önce park içinde bulunan satış reyonlarından bölgede üretilen yöresel yiyecek ve hediyelik eşyalardan almayı unutmayın.

Şehrİn yanı başında, doğanın avucunda Yedİgöller

 

Her ne kadar Yedigöller sonbahar manzaralarıyla tanınsa da, ilkbahar da fotoğraf tutkunları ve doğaseverler için Yedigöller’i eşsiz kılıyor. Şehirden günübirlik bir kaçış için ideal mesafede olan Yedigöller’de bahar çiçeklerinin büyüleyici kokularıyla nefesiniz açılacak.

 

1642 hektar büyüklüğündeki Yedigöller Havzası, 1965 yılında milli park olarak korumaya alınmıştır. Milli park içinde kuzeyden güneye 1500 m. mesafede sıralanmış Büyükgöl,

 

Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl olarak adlandırılan 7 göl vardır. Dilerseniz Büyükgöl’ün kıyısındaki ya da milli parkın çeşitli noktalarındaki piknik alanlarında günü geçirebilir, dilerseniz tepeden aşağıya tüm gölleri tek tek keşfederek inebilir, baharın doğayı nasıl canlandırdığına tanık olabilirsiniz.

 

Yedigöller Milli Parkı içerisindeki “Kapankaya Manzara Seyir Yeri”ne çıkarak gölleri ve eşsiz peyzaj güzelliklerini görmeyi de ihmal etmeyin.

Beyaz büyü Tuz Gölü

 

Ayakkabılarınızı çıkartıp gölde yürümeye (evet yüzmeye değil, yürümeye!) hazır mısınız? O zaman buyurun Tuz Gölü’ne. Ülkemizin tuz ihtiyacının %40’ını karşılayan Tuz Gölü’nde tuz, meteorolojik suların yeraltına süzülerek daha önce oluşmuş tuz tabakalarını eritmesi ve tektonik hatlar boyunca yüzeye taşımasıyla oluşmakta. Sadece bileğinize kadar gelecek sularda yürürken gölün üzerindeki mineraller cildinizi besleyecek, teninizi yumuşatacak.

 

Dilerseniz bu mineralleri içeren kremleri gölün girişindeki mağazalardan temin edebilirsiniz. Tuz Gölü endemik bitki türleri, yüzlerce kuş türü ve bu dünyanın dışındanmış gibi görünen manzarasıyla önemli bir foto safari potansiyeline sahiptir. Özellikle gün batımında Tuz Gölü’nde oluşan kızıllığın göl yüzeyine düşmesiyle birlikte meydana gelen ters ışık, fotoğraf tutkunları için unutulmaz kareler sunar.

 

Tuz Gölü’nün yaydığı beyazlık uzun süre bakıldığında gözlerinizi rahatsız edebilir, bu nedenle güneş gözlüğünüzü yanınıza almayı unutmayın.

Huzuru doğanın kucağında yaşatan Karagöl

 

Güzel olan her şeye erişmek zordur. Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Karagöl’e uzun ve virajlı bir yoldan döne döne tırmanarak, sarp uçurumların kıyısından geçerek ulaşacaksınız ama vardığınızda Karagöl’ün büyüleyici manzarası karşısında kendinizden geçeceksiniz. Yeşilin tüm tonlarının içinde, özlediğiniz huzuru ve dinginliği Karagöl’de bulabilirsiniz.

 

Kampçıların ve karavancıların vazgeçilmez destinasyonu olan milli park yağmur ormanları ekosistemine benzer bir iklime sahip. Yoğun yağış alan ve etrafı bölgeye özgü birçok ağaç türü ile çevrili yüksek dağlarla korunaklı olan parkta yaban hayat da çok zengin.

 

Uyandığınızda eşsiz bir göl manzarasının size günaydın demesini isterseniz Karagöl kamp kurmak için en ideal yer. Dilerseniz gölün etrafında turlayabilir ya da sandal kiralayarak göl üzerinde gezintiye çıkabilirsiniz. Fotoğraf makinenizi yanınıza almayı unutmayın, çünkü arkadaşlarınızı kıskandıracak doğa manzaraları Karagöl’de sizi bekliyor.

© 2018 . Elite World Hotels . All Rights Reserved